Hoşuma gitmeyen bir konserde ne söylerim?
Önce neyin işe yaradığını, sonra neyin yaramadığını söyleyin ve eleştiriyi grubun hayranlarına değil olaya yöneltin: The songs were great, but the sound was muddy where we were standing, so I left early.
Önce neyin işe yaradığını, sonra neyin yaramadığını söyleyin ve eleştiriyi grubun hayranlarına değil olaya yöneltin: The songs were great, but the sound was muddy where we were standing, so I left early. Konseri biri önerdiyse onun yargısını koruyan bir cümle ekleyin, örneğin I think it would have been better in a smaller room. Sonra ona neyi sevdiğini sorun; bu, olumsuz bir yanıtı bir hüküm yerine sohbete dönüştürür.
Daha yumuşak bir ifade istiyorsanız, İngilizce konuşanlar sıklıkla kalıplaşmış bir deyime başvurur: It was not really my cup of tea. Bu, kötü bir gösteriden ziyade kişisel bir uyumsuzluğa işaret eder, bu yüzden karşınızdaki kişi grubu çok sevse bile güvenli kalır. Ayrıntıları bunun yerine mekâna ayırın: ses, görüş açıları ve kalabalık herkesin farklı deneyimlediği şeylerdir; oysa bir şarkıcının sesi ya da kalabalığın davranışı hayranların kişisel algıladığı şeylerdir.
Konser Anlatırken İngilizce Müzik Hakkında Nasıl Konuşulur? →
