İngilizce bir hikâye anlatırken past simple mı yoksa present perfect mi kullanmalıyım?
Bitmiş bir zamanda geçen bir hikâye için olayları past simple taşır: Last weekend we drove to the coast. Present perfect'i konuştuğunuz ana dokunan kısım için saklayın; yesterday veya at nine gibi belirli geçmiş zamanları past simple'a verin.
Bitmiş bir zamanda geçen bir hikâye için olayları past simple taşır: Last weekend we drove to the coast. Present perfect'i konuştuğunuz ana dokunan kısım için saklayın; yesterday veya at nine gibi belirli geçmiş zamanları past simple'a verin.
Hikâyeye başlamadan önce kendinize tek bir soru sorun: Dinleyici olayları mı yoksa bugünkü sonucu mu bilmek istiyor? Olayları kronolojik anlatacaksanız past simple ile başlayıp bitirin; present perfect yalnızca şu anki durumu öne çıkarmak istediğinizde ilk cümlede kalsın, sonra ayrıntılar için past simple'a dönün. Böylece aynı hikâyede iki zamanı yan yana kullanırken hangisinin çerçeve, hangisinin ayrıntı olduğu netleşir.
İngilizce hikâye anlatırken zamanları karıştırmamak için basit bir çerçeve →
